Reklammatik'e üye ol, sen de kazan!
ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ

ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ

ORTOPEDİ VE TRAVMA HAKINDA HERŞEY, REHABİLİTASYON

Osteoartrit

18/3/2008

Osteoartrit (kireçlenme) dejeneratif bir eklem hastalığı olup, artritin en yaygın şeklidir.

Osteoartrit yaş ile yakından ilgilidir. Hastalık 45 yaşın altındakilerde oldukça enderdir. 65

yaşındaki insanların yaklaşık yüzde 80’inde hastalığın belirtileri varsa da, bunların sadece

dörtte birinde semptom görülür. Yaşlılar arasında, kadınlar erkeklerden daha ağır şekilde

etkilenmektedir. Osteoartrit en yaygın olarak omurgayı, diz eklemlerini ve kalça eklemlerini

etkiler.

Servikal osteoartrit, boyundaki omurga kemiklerinin kıkırdaklı yüzeylerinin aşınmasıdır. Bu

hastalık en fazla orta yaşlılarda yaygın olup, yavaş ve ısrarlıdır. Boyunda ağrı ve sertlik

yapmanın yanı sıra bazen de etkilenen alanın üzerinde hassaslık ya da basınç hissi verir.

Servikal osteoartrit yaygın olarak, otomobil kazasında arkadan darbe yiyen araba

yolcularındaki şiddetli kafa sarsılması gibi bir kemik ya da eklem sakatlığından uzun süre

sonra görülür.

Kondromalazi patella, osteoartritin hafif bir şekli olup, çocuklarda ve ergenlik çağındaki

gençlerde yaygındır. Diz kapağının (patella) arkasındaki kıkırdağı etkileyerek, özellikle

merdiven çıkıp inerken ağrı ve sertliğe neden olur. Diz kapağının yük taşıyan iç yüzeyi ağır

hasar görmemişse, gelecek için durum genel olarak iyidir. Ancak, bazı ender durumlarda diz

kapağının alınması gerekebilir.

 

Belirtileri

Belirtiler yavaş yavaş ortaya çıkar. Önceleri zaman zaman ağrı olur, sonra daha sıklaşır.

Eklemin hareketi, önceleri ağrı ve kas spazmı yüzünden, sonra ise eklem kapsülünün

(kemikleri bir arada tutan bağların oluşturduğu kapsülün) kalınlaşması ve esnekliğinin

azalması nedeniyle, gittikçe sınırlanır. Hareket sırasında oldukça yüksek bir gıcırtı sesi

duyulur. Hafif sakatlıklarda bile şişlik görülür.

Dinlendikten sonra eklem çoğu kez sertleşir. Başlangıçta bu genellikle sadece 15 ila 30

dakika sürer ve hasta hareket etmeye başladıktan sonra geçer. Hastalık yavaş yavaş

ilerledikçe sertlik artar ve etkilenen eklemlerin hareketi kısıtlanır.

Eğer hastalık tedavi edilmezse, eklem hareketinin sınırlı olması, normalde eklemi hareket

ettiren kasların sıkılaşmasına ve kısalmasına neden olur. Bu durum er geç, eklemi tam

olarak düzleştirme yeteneğinin kaybolması ile sonuçlanır. Buna fleksiyon kontraktürü denir.

Osteoartrit ilerledikçe, hasta eklemi hareket ettirirken oluşan bir rendeleme hissini fark

etmeye başlar ve hatta üzerine bastırdığında hassaslık bile olabilir. Hastalığı sonraki

aşamalarında, kemik, kıkırdak, bağ, tendon, iç eklem zarı ve eklem kapsülünün büyümesi

nedeniyle eklem büyür. Eklemin yumuşak dokularında iltihaplanma olur. Bu da doğal olarak

ağrıyı artırır. Yürüme ve giyinme gibi faaliyetler daha zorlaşır ve uyku aksayabilir.

Nedenler

Osteoartritin nedeni bilinmemekle birlikte, hastalığa yakalanma olasılığını artıran etkenler

vardır (örn., tekrarlanan ağır aktivite). Ancak, hastalık ile eklemlerin ve eklem yüzeylerinin

normal çalışmasını aksatan iskelet sakatlıkları arasında yaygın olarak bağlantı vardır. Aşırı

kilolu olmak osteoartriti önemli derecede kötüleştirir.

Hastalığın süreci, kemiklerin ağırlık taşıyan kıkırdakla kaplı yüzeylerinin hasar görmesini ve

bazen de eklemdeki kemik uçlarının genişlemesini ve şekil değiştirmesini içerir. Hastalığın

adına rağmen, nispeten az iltihaplanma

görülür. Yeni kemik çıkıntıları çoğu kez etkilenen eklemlerin kenarlarında görülür.

Osteoartrite katkıda bulunan faktörler arasında aşağıdakiler sayılabilir:

eklemde fiziksel sakatlanma,

fazla kilo (şişmanlık) nedeniyle aşırı basınç,

raşitizm, paytak bacaklar, çarpık bacaklar ve doğuştan şekil değişiklikleri nedeniyle

kemik uçlarının fiziksel ilişkisinde değişme,

bazı eklemlerin aşırı kullanılması,

enfeksiyon,

eklemin sinir tedarikinde hasar, ve

gut ya da romatoid artrit gibi diğer eklem hastalıkları.

 

Osteoartrit hastalığında genetik bir faktör bulunduğuna dair kanıt vardır. Son zamanlarda

yapılan bir araştırma, osteoartrit için irsî bir temel olabileceğini düşündürmektedir.

Bu araştırmada bir osteoartrit geninin var olduğu söylenmemekle birlikte, genetik faktörlerin

hastalığın gelişmesine olası katkıda bulunduğu belirtilmektedir. Birçok diğer hastalıkta

olduğu gibi, osteoartrit de muhtemelen, genetik olarak bu hastalığa yakalanmaya eğilimi

olan kişilerin çevresel faktörlerce etkilendiği bir hastalıktır.

Teşhis

Teşhis, aşağıdakilere dayanarak yapılır:

ailede herhangi bir eklem hastalığı öyküsü,

daha önceki sakatlanmalar,

semptomların ne zaman başladığı,

ağrının yeri,

ağırının gelip gittiği ya da sürekliliği,

semptomları nelerin başlattığı ve nelerin kötüleştirdiği,

yol açtığı sakatlık ve

bağlantılı diğer semptomlar.

Çekilen röntgenlerde, etkilenen eklemlerde tipik değişiklikler görülür. Kalça eklemi

osteoartritinde, röntgende en çok göze çarpan değişikliklerden biri, uyluk kemiğinin

başındaki topuz ile oturduğu yuva arasındaki normal aralığın kaybolmasıdır. Bu aralık,

sağlıklı bir kalça ekleminde tüm başın etrafında kolayca görülebilir.

Röntgende görülen diğer işaretler, eklem etrafındaki kemik yoğunluğunun artması ve

eklemin kenarlarında ya da eklemin içine doğru büyüyen anormal kemiğimsi yapılardır.

Bunlara osteofit denir. Eklemdeki kemiklerde kistler olabilir. Röntgende görülen başka bir

osteoartrit özelliği de kemiğin eklem içindeki yüzeyinde dudak gibi bir kıvrımlı kenar

oluşumudur.

Diz ekleminin röntgen muayenesinde yaygın olarak, eklemde kıkırdakların altında kistler ve

gevşek kıkırdak parçaları görülür. Manyetik rezonans görüntüleme (MRI), etkilenen eklemin

içi ve çevresindeki yumuşak dokularda bulunan hastalıkları göstermek için çok yararlı olup,

günümüzde gittikçe daha fazla kullanılmaktadır. MRI, röntgenden daha ayrıntılı bilgiler

sağlar.

Diğer özel muayene yöntemleri arasında, iğne ve şırınga kullanılarak eklem sıvısından az

bir miktar alınması ve ekleme sokulan hassas optik cihazlarla doğrudan muayene yapılması

sayılabilir. Artroskopi adı verilen bu teknik, doğrudan muayene için geniş çapta kullanılmakta

olup, ayrıca eklemde hassas cerrahi girişimlere olanak tanır.

Tedavi

Eklemin değiştirilmesi dışında, osteoartritin belirli bir çaresi yoktur. Ancak, semptomları

gidermenin birçok yolu vardır. Ekleme fazla stres uygulamaktan ve eklemi sakatlamaktan

kaçınmak önemlidir. Fazla kiloların verilmesi faydalıdır. Kauçuk ökçeli ayakkabı giymek ve

baston kullanmak, eklemlerin maruz kaldığı darbeleri azaltabilir.

 

Tedavinin birkaç yönü vardır. Bunlar arasında aşağıdakiler sayılabilir:

hastalığın ilerlemesini önlemek ya da en azından ilerleme hızını yavaşlatmak,

mevcut sorunlarla baş etmek için elden ne geliyorsa yapmak,

ağrıyı kontrol altına almak,

yaşam stilinde ayarlama yapmak, ve

mümkün olan en iyi formu korumak.

İlk adım, fazla kiloların verilmesidir. Bu tek başına semptomların şiddetini büyük ölçüde

azaltabilir. Aynı zamanda, genel sağlığınızı ve etkilenen eklemlerin sağlığını iyileştirecek bir

egzersiz programı yapılmalıdır. Düzenli olarak gerinme/esneklik egzersizleri yapılması,

eklemlerin hareket aralığını artırabilir. Egzersizler doktorunuz tarafından verilmeli ve tıbbi ya

da paramedik denetim altında yapılmalıdır. Fizyoterapi uzmanları bu konuda eğitim

görmüştür.

Eklemi hareket ettirmekten kaçınmak tehlikelidir. Bu, hastalığın ilerlemesini hızlandırabilir ve

geleceğini daha da kötüleştirebilir. Doğru olarak yapılan egzersizler, osteoartritin ilerlemesini

durdurabilir ve hatta, özellikle kalçada ve dizde, osteoartrit şiddetinin bir ölçüde gerilemesini

sağlayabilir.

İlaç tedavisi de önemli olabilir. Buna ağrı kontrolü ve bazı durumlarda kas spazmının

giderilmesi dahildir. Ağrıyı gidermek için çoğu kez aspirin ya da başka bir non-steroid

antienflamatuar ilaç  yeterlidir. Parasetamol’ün osteoartrit ağrısını gidermede en az

antienflamatuarlar kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır. Parasetamol, diğer daha yeni ilaçlarla birlikte,

mide duvarlarını daha az etkilemektedir (aspirin ve daha eski antienflamatuar ilaçların

problemlerinden biri, mide üzerindeki yan etkileridir). Ancak, mevcut karaciğer hasarı

olanların uzun süre düşük dozda parasetamol almamaları önerilebilir. antienflamatuar kullanımı,

yaşlılarda böbrek ve mide duvarlarına hasar verme riskini artırabilir.

Bazı vakalarda, etkilenen ekleme kortikosteroid enjeksiyonu yapılması, ağrıyı ve sakatlığı

büyük ölçüde azaltabilmektedir. Fizyoterapi faydalı olabilir. Ayrıca, bacaklardaki kaslar

yüzme gibi faaliyetlerle kuvvetlendirilmelidir. Bazı kanıtlar, ek gıda ürünü olarak glukozamin

alınmasının osteoartrit semptomları için faydalı olabileceğini düşündürmektedir. Israrlı ağrı

ve sakatlık içeren ağır vakalarda, eklem değiştirme ameliyatı şünülmelidir. Bu ameliyat

çok başarılı olabilir.

Eklem değiştirme ameliyatı sadece son çare olarak görülmekle birlikte, fonksiyon tamamen

kaybedilmeden düşünülür. Günümüzde, osteoartrit nedeniyle kalça ve diz protezine ilişkin

oldukça fazla cerrahi tecrübe vardır ve sonuçlar genellikle çok iyidir. Osteoartritten

etkilenmiş diğer eklemler de değiştirilebilir.

Hastalığın Önlenmesi

Kişinin boyuna oranla sağlıklı bir kiloyu koruması eklemlerin maruz kaldığı aşınma ve

yıpranmayı azaltacağından, osteoartriti önlemenin en iyi yollarından biridir. Etkilenen alanın

etrafındaki kasların kuvvetini korumaya yönelik egzersizler de eklemin dengelenmesine

yardım ederek sorunları azaltır.

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı